HER TARAFI TARIH KOKAN ERZURUM

HER TARAFI TARIH KOKAN ERZURUM
HER TARAFI TARIH KOKAN ERZURUM Admin
Bu içerik 2278 kez okundu.

Evet; değerli okurlarım bugün sizler için belki de herkesin kendine sorduğu ama cevabını alamadığı bir konu hakkında bazı hatırlatmalarda bulunacağım.

Her tarafı buram buram tarih kokan ve tarihin her karanlık döneminde sahne almış, nice savaşlarda tarihi başarılar göstermiş güzel yurdumun kadim şehri Erzurum. Her ne kadar iklimi sert ve soğuk olsa da insanının  mertliği, misafirperverliği ve yürekten gelen muhabbetleri içimizi ısıtmaya yetiyor da artıyor bile…

Peki tek başına düşman püskürten Nene Hatun, yazdığı içten ezgilerle Erzurumlu Emrah, Aşık Yaşar Reyhani, Aşık Sümmani baba, bilimde, fende, matematikte damga vurmuş büyük mütefekkir İbrahim Hakkı Hz.’leri,  dünyanın her tarafına gönderilen Oltu Taşı, Ulu Camii, Erzurum Kalesi, Çifte Minareli Medrese, Üç Kümbetler, Yakutiye Medresesi, Saat Kulesi, tarihi kapıları; (Kavak kapı, Erzincan kapı, İstanbul kapı, Kilise kapı, Kars kapı, Gürcü kapı, Tebriz kapı, Yeni kapı), doğunun Ayasofyası olarak adlandırılan Öşvank Kilisesi ve daha sayamadığım birçok zenginliğinin yanısıra, Kış turizminde dünyanın sayılı kayak merkezlerinden olan Palandöken ile Konaklı Kayak Merkezleri ile böyle tarihi bir şehir neden kaderine terkedilmis durumda?

Bu kadar zenginliğe sahip olan doğunun kalesi olarak bilinen tarihi İpekyolu üzerinde bulunan ve coğrafik yapısı ile Orta Asya ile Batı arasında bir köprü vazifesi gören Erzurum’un ekonomisi neden yılardır sadece tarıma mahkûm edilmiş?

Neden; sürekli kalifiyeli beyin göçleri veriyor?

Bu soruların cevabını herkes birbirine soradursun. Bir de bu güzel kentin hiç keşfedilmemiş ilçelerindeki güzelliklerini hatırlayalım;

Örneğin; Moğollar döneminde yapılan Pasinler kalesinin ilçeye kattığı güzellik, yeraltından gelen doğal kaynak ve termal suları, Tortum’un tarihi kokan şelâlesi, Hincer kalesi, Zökün gölu, Tortum kalesi, Kireçli köprüsü, İspir de bulunan tarihi İspir kalesi, Yedigöller, tarihi Şira konakları ile Elmalı mağarası, Hınıs da bulunan Hınıs kalesi, Ulu cami, Kolhisar Medresesi, Karaçoban da ki; Zêrnak kalesi ve Sariveli Höyüğü ayrıca bu ilçenin simgesi olarak bilinen Kara çan tarih kokan başka bir değerlerimizdir.

Yine Karayazı da yetişen ve az bulunan Ters Lale çiçeği, Küllühan Camisi, Cunni mağarası, Tekman’ın Gündamı kalesi, Çimenözü kaplıcaları. Horasan’ın Aliçeyrek mezarlığı, Horasan Baba türbesi, Urartu kitabesi, Şenkaya da ki Soğmun kalesi, Bardız kalesi ve kilimi, Kahmiş kilisesi ve daha sayamadığım birçok güzelliklere sahip bu ilçelerimiz.

Peki, simdi soruyorum; bu kadar tarihi kokan yüz ölçümü ile güzel bir konuma sahip olan Erzurum ve ilçeleri sadece tarımsal ve kış turizmine neden mahkûm bırakılmış?

İl ve ilçelerinde insanları istihdam edecek alanlar açılmayıp, insanlar sürekli dışarı bağımlı hale getiriliyor. Bunların cevaplarını her seçim döneminde ‘Erzurum’a farklı bir boyut kazanacağım’ deyip seçimden sonra yine olduğu gibi Erzurum’u kendi haline bırakanlara sormak lazım…

Erzurum’a ne yaptınız ve ya ne verdiniz…?

Biz bir çok defa sormak istedik ama ya cevap alamadık ya da muhataplarına ulaşamadık.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çiftçilerden koronaya inat üretim
Çiftçilerden koronaya inat üretim
TÜBİTAK, koronavirüs aşısı için tarih verdi
TÜBİTAK, koronavirüs aşısı için tarih verdi