Advert
UYANDIRMA DÜRTÜSÜ
Furkan SARITAŞ

UYANDIRMA DÜRTÜSÜ

Bu içerik 69 kez okundu.
Reklam

Düşünür müyüz neden bu salgından biz müslümanlar da pay aldık diye?
Bu depremler nedendir diye düşünür müyüz acep?
Bu bir uyandırma dürtüsü gibi değil mi sizce de?
Kalkın artık, uyanın şu gaflet uykusundan diye bir mesaj değil midir acep?
Sürüden ayrılan koyuna çoban taş atar ya hani, sürüsüne geri dönsün diye. Yanlış yoldasın doğru yola geç diye. Belki o taş canını yakar. Belki acıtır. Çobanın amacı onun iyiliğidir ya hani. Teşbihte hata olmaz. Bu da öyle bir şey değil de nedir? 
Halıkımızın yine bize merhametinden bize yolladığı musibetlerden ders çıkarmayacak mıyız hâla?
Hâla ezanlar okunurken, Rabbimiz bizi huzuruna çağırırken usulca dünya dertlerinde huzura gitmeyi erteleyecek miyiz?
Hâla sadece cuma namazı farzmış gibi davranmaya devam mı edeceğiz? 
Yoksa kudreti sonsuz bir zatın günde beşer defa davet ettiği huzurunu elimizin tersiyle hâla itecek miyiz?
Oysa en sevdiğimiz diye nitelendirdiğimiz Allah iken en sevdiğimizin davetine icabet etmekten hâla geri mi kalacağız?
Her gün geri kalıyorsak o en sevdiğimiz gerçekten en sevdiğimiz midir?
O "Dünyayı bırakıp bana gel." dediğinde biz hâla dünya işleriyle meşgul olup onu unutuyorsak, dünyaya daha çok muhabbet beslediğimiz anlamını taşımıyor mu yani? Yani hâla onu gerçekten en çok sevdiğimiz yalanına kendimizi inandıracak mıyız bu koşullarda?
Peki bizi her an izleyen ve kalbimizin en ince sızılarını bilen Allah'a mubabbetimiz gerçekten fazla mı? 
Peki o bize her gün, her an merhamet ederken biz neden onun en çok istediği namazı terkederiz?
Neden karşılığında üç kuruş para vermediğimiz şu bedene ölene kadar atan bir kalp vermiş?
Biz saçma sapan emeller peşinde ömrümüzü bitirelim diye mi? 
Yani elimize kalmayacak şu koca dünya gerçekten kocaman mı?
Oysa ahiret sonu bucağı olmayan sonsuzluk yeriyken dünya hâla gerçekten bu kadar önemli mi?
Hayır değil. Biz ise dünyaya dalmış ahireti unutmuşuz. Kur'an'dan bîhaber olmuşuz. Rasulullah'ın sünettinden bırakın uygulamayı haberimiz bile yok belki de bir çoğundan. Oysa lafa gelince hepimiz Muhammed ASM'i görmek için her şeyimizi verecek insanlarız. Oysa onun kokusunu bir kerecik alabilmek için dünya servetimiz olsa harcayacak insanlarız. Sözde hepimiz öyleyiz ama ne yazık ki uğrunda öleceğimiz o zâtın Muhammed aleyhissalatu vesselam'ın sünnetinden bile haberdar değiliz. Biz bu haldeyken, islama gözlerini kapamış, sadece islam yazılı bir çatının altında ama islama sımsıkı sarılamamış, ondan gitgide uzaklaşmış bir vaziyetteyken işte Rahman olan Allah bizi uyandırıyor. Musibetler yağdırıyor. Öyle curcunalı öyle kargaşalıki insanları titretiyor. Biz bu uyandıran sesi duyup tekrar uyumaya devam mı edeceğiz? Yoksa bir kere açtığımız gözümüzü ölene kadar kapamadan, şuurumuzu kaybetmeden, bizi uyutana kadar ölüm, uyanık mı kalacağız? Seçim yine bizim. Cehennem aynı adalettir. Cennet ise istenilmez belki verilir.  
Cehennemden kurtulmanın yegane çaresi imanı kuvvetlendirmektedir. İslam'a bağlanmaktadır. Cennetin yegane çaresi Allah'ın dilemesidir. Cennet hakkımız olan değildir. Hakk'ın orada bize hak vermesidir. 
SELAMETLE...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çiftçilerden koronaya inat üretim
Çiftçilerden koronaya inat üretim
TÜBİTAK, koronavirüs aşısı için tarih verdi
TÜBİTAK, koronavirüs aşısı için tarih verdi